All fields are required.

Close Appointment form

BPH

PROSTAT

PROSTAT BEZİ NEDİR? NEREDE YER ALIR ?

Prostat bezi, idrar kesesinin altında yer alan ve dış idrar kanalını çevreleyen kestane büyüklüğünde bir organdır.

PROSTAT BEZİNİN İŞLEVİ NEDİR ?

Prostat sadece erkeklerde bulunan ikincil sex organıdır.
Meninin sıvı kısmının oluşumuna katkıda bulunur ve meninin sıvılaşmasını sağlar.
Bu sıvının içinde spermlerin canlılığı için gerekli maddeler yer alır.
Kadınlardaki rahmin karşılığıdır.

BPH (İyi Huylu Prostat Büyümesi)

Normal bir prostatın ağırlığı 18 – 20 gram civarındadır. Büyümüş bir prostatta bu ağırlık 200 hatta bazen 250 grama kadar varabilir. 40 yaşını aşmış erkeklerde vücuttaki hormonal değişikliklere bağlı olarak prostat bezi büyüme başlar. 60 yaşın üstündeki erkeklerin % 50’si, 70-80 yaşlarındaki erkeklerin % 80’i, prostatın kanser olmayan büyümesi ya da tıbbi terimi ile “Benign Prostat Hiperplazisi” (BPH) problemi yaşar. Gerçekte ise büyüyen prostat değil, “adenom” adı verilen bir kısım hücre grubudur. Bütün tedavi yöntemleri; bu adenom dokusunun idrar yoluna yaptığı baskıyı azaltmak veya ortadan kaldırma amacına yöneliktir.

prostat-buyumesi


Prostat bezinin yaşlanmayla birlikte büyümesi ve idrar kanalına baskı yapmaya başlaması, çeşitli şikayetlere sebep olur.

Prostat büyümesi;

  • sık idrara çıkmak,
  • geceleri idrar hissi ile uyanmak,
  • idrara başlarken bir süre beklemek,
  • idrarı kesik kesik boşaltmak,
  • idrar yaparken zorlanma,
  • idrarın çatallı çıkması,
  • mesaneyi tam olarak boşaltamama,
  • tuvaletten çıktıktan çok kısa bir süre sonra tekrar idrar hissi duymak,
  • ani idrar sıkışmaları hissetmek,
  • bazen idrarı tutamamak belirtileriyle kendini gösterir.

Birçok erkek bu şikayetler yüzünden yaşam tarzlarını değiştirmek zorunda kalır. Tuvaletlerini oturarak yapma zorunluluğu, uzun yolculuğa çıkamama, açık renk pantolon giyememe, geceleri sık sık tuvalete kalkış yüzünden yaşanan uykusuzluk gibi.

Kabızlıkla, üşütmekle, uzun süre sabit oturma ile bu belirtiler daha da artabilir. Mesane, daralmış olan idrar yolundan dışarı idrarı atmakta zorlanır ve kasılma gücü giderek kaybetmeye başlar. Zamanla, içindeki idrarı boşaltamaz duruma gelir. Hastalık zamanında tedavi edilmezse böbrekler de zarar görür ve böbrek yetmezliği oluşabilir.

Muayenede en önemli nokta; iyi huylu prostat büyümesinin, prostat kanseriyle ayırıcı tanısının iyi yapılabilmesidir. Ultrasonografi ve PSA tetkikleri ve tuşe rektal (parmakla muayene) ile koordine edildiğinde daha anlamlı bir sonuç verirler.

prostat-ameliyati-izmir

PSA (Prostat Spesifik Antijeni) adlı kan tetkiki ile BPH ile prostat kanseri teşhisi arasında ayırım yapmaya çalışılır. Bu tetkik hem teşhis koyucu hem de prostat kanseri tedavisinin seyri hakında bilgi verir. PSA, prostat bezi hücreleri tarafından üretilen bir proteindir. Prostat kanserli olgularda kanda PSA düzeyi artabilir. Kan PSA düzeyi ne kadar yüksekse, kişinin prostat kanseri olma olasılığı da o denli yüksektir. Normal şartlarda total PSA 4 ng/ ml değerinin altında olmalıdır.

PSA yüksekliği değerli bir tanı metodu ise de tek başına kanser tanısı koymada yetersiz kalabilir ve diğer tanı metodları ile koordine edilmelidir. Total PSA değerinin dışında Serbest PSA değeri ve serbest / total PSA değerleri ( >%22 ) ve PSA’nın senelik artış hızına ( velocity ) ( < 0.8 ) bakmak da, tek bir değerden çok daha fazla bilgi verebilir.

Tanıda Ultrasonografi çok önemli bir tetkiktir. Bu tetkik ile prostatın hacmi ve idrar yaptıktan sonra mesane kalan residüel (artık) idrarı anlamak mümkündür. Ayrıca prostatın kanseri ile normal büyümesi arasındaki farkı da ortaya koyar. Aşağıdaki resimde prostat ve işeme sonrası mesanede kalan rezüdü idrar görülmekte.

Üroflowmetri idrar akımının grafik şekilde görüntülendiği çok değerli bir tetkiktir.

Sistoskopik tetkikte gerektiğinde yapılabilir. Sistoskopide idrar yolundan sokulan ışıklı bir aletle idrar kanalına ve mesane içerisine bakılır. Özellikle ameliyat planlanan hastalarda idrar yolunda ve mesanenin içinde prostat büyümesi dışında bir başka rahatsızlığın daha olup olmadığının araştırılması için özellikle ameliyat öncesinde mutlaka yapılmalıdır.


İlaç tedavisi büyümüş prostatın yarattığı rahatsız edici semptomlar için erken dönemde yapılabilecek ilk tedavi şeklidir. Ancak dezavantajları; tedavi edici olmadığından ve sadece alındığında etkileri olacağından dolayı hayatın sonuna kadar kullanımının gerekmesi ve ilaçların oldukça pahalı olamasıdır. Ayrıca zaman içinde etkisiz kalabilmeleri de dikkat çekicidir.

Kullanılan ilaçlar genel olarak ;

  • Alfa 1 bloker ‘ler (alfuzosin -doxazosin – tamsulosin – terazosin); bunlar esasında tansiyon ilaçlarıdır. İlaçların yan etkileri arasında önemli olabilen bazıları da tansiyon düşmesi, baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk hissi ve bazende cinsel isteksizlik ve cinsel güçte azalma sayılabilir.
  • 5 alfa reductase inhibitörleri (finasteride – dutasteride) genelde prostatın hacmini azaltarak işlev gören ilaçlardır. Ancak bugün tekbaşına kullanımı pek tavsiye edilmemektedir.
  • Kombine tedaviler: (alfa blokerler + 5alfa redüktaz inhibitörleri)
  • Bitkisel ilaçlar (Fitoterapi) Bu tarz ilaçların etkinliklerinin plasebo ilaçlardan farkı olmadığı bilinmekle beraber kullanımında bir sakınca yoktur. Psikolojik olarak da bazı hastalarda fayda sağladığı görülmüştür.


AÇIK PROSTAT OPERASYONLARI

TVP (Transvezikal Prostatektomi)

Prostatın büyüyen dokusunun ”adenom” unun karından kesilerek yapılan ameliyatla çıkarılmasıdır. Genel olarak kapalı yöntemle (TURP) tedavi edilemeyen 100 gr. dan büyük prostatların veya prostat büyümesiyle birlikte mesane içinde ayrıca kapalı (endoskopik) yöntemlerle tedavi edilemeyecek başkaca rahatsızlıkların varlığında tercih edilir.
Bu yöntemde ameliyat sonrasında mesanenin ve diğer dokuların iyileşebilmesi için 1 hafta civarında sondalı olarak hastanede kalmak gereklidir.
Ameliyat sırasındaki kan kayıpları sonucu kan nakli, sonrasında idrarda yanma, batma, idrarın kanlı gelmesi, meninin geriye kaçması (retrograd ejekülasyon) ve zaman zaman idrar kaçırma şikayetleri görülebilir. Ameliyat sonrası ortalama 8 hafta civarında tam iyileşme sağlanabilmektedir.

KAPALI PROSTAT OPERASYONLARI

Transüretral Prostat Rezeksiyonu :

BPH tedavisinde şimdiye kadar kullanılan en etkili, gold standart (Altın Standart ) tedavi yöntemidir. Büyümüş prostat dokusu, endoskopik yoldan elektro- koter yardımı ile kesilerek çıkartılır ve sağlıklı idrar akışı yeniden sağlanır. Ancak TURP, bir ameliyat olduğu için, kan kaybı, kan nakli gereksinimi, idrar yaparken acı , zaman zaman idrar kaçırma ve yüksek oranda meninin geriye kaçması gibi komplikasyon risklerine açıktır. TURP tedavi yöntemi uygulayıcının tecrübesine göre 1 ila 4 günlük sonda takmayı gerektirir. Hastanın tam sağlığına kavuşması ise ortalama 6 ila 8 hafta sürebilir.